Gizemli mezarın sırları gün yüzüne çıktı! 4 bin yıllık iç içe tabutlar ortaya çıkarıldı

4

Mısır’ın Asyut kentinde arkeologlar, tarihin tozlu sayfalarını aralayan çarpıcı bir keşfe imza attı. Yaklaşık 4 bin yıl öncesine tarihlenen olağanüstü bir mezar odası gün yüzüne çıkarıldı. Bu mezar odasında, iç içe yerleştirilmiş iki ahşap tabutta yatan kişinin, Antik Mısır’ın önemli figürlerinden bir valinin kızı olduğu öne sürüldü.

Kazı çalışmaları, Mısır ve Almanya’dan uzmanların iş birliğiyle gerçekleştirildi ve bölgedeki arkeolojik zenginlikleri bir kez daha gözler önüne serdi.

Keşif, Asyut kentindeki bir kazı alanında yürütülen titiz çalışmalar sonucunda ortaya çıktı.

Arkeologlar, mezar odasında sadece iç içe geçmiş ahşap tabutlarla değil, aynı zamanda dönemin yaşamına ışık tutan çeşitli tarihi eserlerle de karşılaştı.

Tabutlardan biri 2,6 metre, diğeri ise 2,3 metre uzunluğundaydı ve her ikisi de dikkat çekici bir şekilde iyi korunmuştu. Tabutların yüzeyini süsleyen incelikle yazılmış metinler, uzmanların ilgisini çekti.

Kaliforniya Üniversitesi’nden Antik Mısır sanatı ve mimarisi uzmanı Prof. Kathlyn Cooney, bu yazıların ölen kişinin öteki dünyada yolunu bulmasına rehberlik etme amacı taşıdığını belirtti.

Cooney, “Bu metinler, Antik Mısırlıların ölümden sonraki yaşama dair derin inançlarını yansıtıyor. Ölen kişiyi korumak ve yönlendirmek için özenle hazırlanmış” dedi.

Mezar odası, Mısır’ın 12. Hanedanı’ndan I. Senusret döneminde (MÖ 1971-1926) Asyut Valisi olarak görev yapmış Djefaihapi’nin mezarına bitişik bir alanda yer alıyordu. Araştırmacılar, bu odanın valinin kızı Edi (veya İdi) için hazırlandığını düşündü.

Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı, yaptığı açıklamada, Edi’nin iç içe geçmiş bu iki tabutta yattığını resmi olarak duyurdu. Bakanlık, keşfin Orta Krallık dönemine dair yeni bilgiler sunabileceğini vurguladı.

Kazı ekibinde yer alan Sohag Üniversitesi’nden arkeolog Dr. Mohamed Ismail, mezar odasında bulunan ahşap heykelcikler ve kanopik kavanozların da dikkat çekici olduğunu ifade etti. Antik Mısır’da mumyalama sırasında iç organların saklandığı bu kavanozlar, dönemin ritüellerine dair önemli ipuçları verdi. Ismail, “Bu buluntular, vali ailesinin statüsünü ve dönemin sanatsal yetkinliğini gözler önüne seriyor” diye konuştu.

Tabutlardaki kemik kalıntıları üzerinde yapılan ilk incelemeler, Edi’nin 40 yaşına gelmeden hayatını kaybetmiş olabileceğini gösterdi. Bilim insanları, genç kadının ayağında bir doğum kusuru bulunduğunu da tahmin etti. Berlin Özgür Üniversitesi’nden arkeolog Prof. Dr. Friederike Seyfried, bu keşfin Orta Krallık döneminin sağlık koşulları ve yaşam standartları hakkında yeni veriler sağlayabileceğini belirtti. Seyfried, “Edi’nin kemikleri, o dönemin insanlarının fiziksel durumuna dair önemli bilgiler sunabilir. Analizler devam ettikçe daha fazla detay ortaya çıkacak” dedi.

Uluslararası uzmanlar da keşfe büyük ilgi gösterdi. York Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden Prof. Joann Fletcher, Newsweek’e verdiği demeçte, “Asyut’taki bu bulgu, Eski Krallık ve Yeni Krallık dönemlerinin gölgesinde kalan Orta Krallık’a dair bilgilerimizi zenginleştirdi. Tabutlardaki boya işçiliği, bu dönemin sanatsal ihtişamını açıkça ortaya koyuyor” yorumunda bulundu. Fletcher, keşfin Antik Mısır’ın kültürel ve toplumsal yapısını anlamada dönüm noktası olabileceğini ekledi.

Araştırmalar, mezar odasındaki bulguların detaylı incelenmesiyle devam etti. Bilim insanları, Asyut Valisi Djefaihapi ve kızı Edi’nin yaşam öykülerini aydınlatmayı umuyordu.

Kazı çalışmaları, Antik Mısır’ın gizemli dünyasına yeni bir pencere açarken, bu olağanüstü mezar odasının sırları çözülmeyi bekliyordu.

Mehmet Şimşek