Dün dündür, ya yarın?

2

Erdoğan bugünkü Meclis grup toplantısında yine esti gürledi.

Dolmabahçe Camii’ndeki içki iddialarının boşa çıktığını unutup bu kez Şehzadebaşı Camii’nin yanındaki kabristanın harap edildiği iddiasını gündeme getirdi.

Kabataş’ta başörtülü bir kadının onlarca yarı çıplak, deri pantolonlu, eldivenli erkeğin tacizine uğradığı yalanını.. Üstelik “görüntüleri var, izleteceğim” diye Türkiyeyi galeyana getirmeye çalıştı..

Bir vakitler Bahçeli ile birbirlerine nasıl ağır ifadelerle hücum ettiklerini unutup Cumhur ortağını göklere çıkardı.

Alışığız tabii. Ege kıyılarında ailece tatil yaptıkları Esad’ı “Müslüman Kardeşler örgütüne yönetimde yer vermedi” diye bir anda KATİL ESED’e dönüştürdüğünü biliyoruz.
Kürt siyasetiyle med cezir ilişkisini de..
Zaten çok daha öncesinden.. Demirel’i siyaset literatürüne kazandırdığı “DÜN DÜNDÜR” sözlerini ezberlemişiz!!!
Ancak öyle şeyler vardır ki “dün dündür” diyemeyiz. Diyemezsiniz.
Demokrasiye bakışınız..
Hukuk hakkındaki görüş ve tutumunuz..
Bunlar sadece iktidarın değil, devletin / milletin paradigmasıdır. Hukuku, yasaları, Anayasa’yı ve genel olarak demokrasiyi halının altına süpüremezsiniz.
Süpürmeye kalkıştığınız zaman da günlerdir olduğu gibi itirazlarla, sivil itaatsizlik dalgalarıyla karşı karşıya kalırsınız.

“HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK” sloganını topluma mal eden gencecik bir evladı, nasıl çirkin iddialarla tutuklayıp hapse gönderirseniz kendi teşkilatınıza dahi kabul ettiremezsiniz.

Nitekim, Ankara’nın kıdemli gazetecilerinden Nuray Babacan “yaşananlar karşısında AKP’li siyasetçilerin ruh hali çok dalgalı. Troller ve iktidar medyası aracılığıyla yaratılmak isteyen havaya rağmen, sokaklarla biraz ilişkisi olan siyasetçiler hiç de rahat değil” diye yazdı.
Hadi Nuray Babacan Saray kalemi olmadığı için böyle bakıyor diyelim. Saray ve Reis sevdası herkesin malumu Cem Küçük’e ne demeli:
“Son bir haftadır Türkiye, Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması ve tutuklanmasını konuşuyor. Bu arada yolsuzluk, terör, rüşvet ve irtikap iddiaları var. Ülke yıkılıyor neredeyse. Herkes konuşuyor. Biz gazeteciler konuşuyoruz. CHP’liler konuşuyor. Halk bunu konuşuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan iftar sonrası yaptığı konuşmalarda bu konuya değiniyor. Ama bir iki isim dışında AK Parti’den çıt yok.”
Neden acaba? Cem Küçük’ün tespiti Erdoğan’ın dikkatini çekmemiş olabilir mi? Onun öfkesini, tepkisini çekmek pahasına AKP’liler kapı arkasına neden sinip sürüyorlar?

Bırakın kamuoyuna, seçmene.. Evdeki ergen çocuklarına bile açıklamakta güçlük çektikleri için olabilir mi?
Öyle ya?
O çocuklar, gençler Google hazretlerine sorsa.. Ya da Ertuğrul Özkök’ün bugünkü yazısı karşılarına çıkıverse.. Ne diyecekler.. Ne yapacaklar..

ERDOĞAN “DÜN”

“Hukukun siyasallaştırması ve yargının siyasete alet edilmesi demokrasiyi yaralar. Demokrasi, hukuksuz yaşayamaz. Hürriyetlerin kullanılmadığı bir demokrasi düşünülemez. Ve hürriyetler, ancak hukuk yoluyla garanti adına alınabilir. Çünkü hukuksuz bir demokrasi, haksız bir demokrasidir.”

“Bugün gelinen noktada, karanlık güç ve iktidar ilişkilerinin şekillendirdiği bürokratik ve idari mekanizmanın, nihayetinde yargıyı da etki alanına almış olması söylediklerimizi bir daha haklı çıkardı.”

“Türkiye’de bugün gelinen noktada demokrasinin geliştirilmesine ve hürriyetlerin artırılmasına ihtiyaç vardır. Fakat ülkemizde tam tersini gözlüyoruz. Bugün Türkiye, hızla içine kapanmakta ve milletin iradesi görmezden gelinmektedir.”

“Milleti ve ülkesini seven herkes, bu tehlikeli gidişe dur demekle sorumludur. Şimdi vatanseverlik demokrasiye sahip çıkmaktır. Ben İstanbul halkından 1 milyon oy alarak başkan seçildim.”

“Ülkemizde demokrasi giderek bir seçim metoduna dönüştürülmektedir. Halbuki demokrasi sadece seçimlerden ibaret değildir; aynı zamanda yargı ve yargıç bağımsızlığı demektir. Eğer bu iki bağımsızlık çiğnenirse demokratik bir görüntü altında baskıcı bir düzen kurulmuş olur.”

“Siyasi rakiplerimiz ve kendilerini iyi bilen güç ve çıkar odakları, seçim sandıklarında karşımızda duramayacaklarını, önümüzü kesemeyeceklerini iyiden iyiye anlamış olmalılar ki böyle bir yola başvurdular. Bu odakları ne yazık ki hepimizin ihtiyacı olan hukuku, kendi küçük ve çıkarcı düşüncelerine alet etmekte bir sakınca görmediler.”

İMAMOĞLU’NA MESAJ GİBİ!

Erdoğan’ın “DÜNDEN” alıntılarını “BUGÜNE”.. Cezaevindeki İmamoğlu’na mesaj gibi sözleriyle noktalayalım.

“Hakkımda verilen bu haksız karar, demokrasi mücadelemiz için yeni bir milattır. Yeni bir başlangıçtır. Kutlu olsun.”

Evet.. Kutlu olsun.

Mehmet Şimşek