Bahçeli: Kanal İstanbul’da şirket ödemeleri yasal güvenceye alınmalı

Bahçeli, “Yüklenicilere para ödemeyi rafa kaldıracak her türlü engelleme ihtimalini dikkate alarak yasal güvenceye kavuşturmalıyız” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, hafta sonu yapılan Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nı (YKS) hatırlatarak üniversite sınavlarının kaldırılması gerektiği konusunda siyasilere çağrı yaptı.

Bahçeli, AB Konseyi zirvesinin sonuç bildirgesinin Türkiye hakkındaki bölümünü de hatırlatarak, “Anlaşılan AB ile ilişkiler düğümlenmiştir. AB dürüst değildir, adil değildir. Türkiye’nin aleyhine çalışmaktadır, işbirlikçisi de zillet ittifakıdır” yorumunu yaptı.

‘VARSA GÜCÜN DAHA İYİSİNİ YAPARSIN’ 

Muhalefete Kanal İstanbul üzerinden yüklenen MHP lideri, “Varsa gücün, varsa zekan, varsa hazırlığın daha iyisini yaparsın. Ödemem, yaptırmam, iptal ederim kisvesi altında proje hasımlığına soyunmak müflis siyasetçilerin harcıdır. Dostları tarafından kulağına fısıldanan yalan yanlış bilgi kırıntılarıyla çarkı felek gibi dönen bir şahsın zihniyetine bu devletin yönetimi kesinlikle emanet edilemez” diye konuştu.

KANAL İSTANBUL İÇİN YASAL GÜVENCE İSTEDİ

Bahçeli, Kanal İstanbul için firmalara ödemelerin ve projeden vazgeçilmesinin önüne geçmek için de yasal düzenleme yapılmasını istedi. Bahçeli, “Bu proje Türkiye’nin ve İstanbul’umuzun gücüne güç katacaktır. Mezkur projeden dönülmesini, yüklenicilere para ödemeyi rafa kaldıracak her türlü engelleme ihtimalini dikkate alarak yasal bir güvenceye kavuşturmalıyız” ifadelerini kullandı.

‘SEÇİMLERE ORTAK ADAYLA MI, AYRI AYRI MI GİRECEKLER?’

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne yönelik eleştirileri üzerinden İyi Parti’yi de hedef alan Bahçeli, “İP yine kopmuş, cehalet ve sefaletinin esiri olmuştur. İP’in görüşüne göre, seçim ittifakı yerine sistemi iyileştirme ve güçlendirme adına ‘koalisyon protokolü’ öngörülmüştür. Koalisyon protokolü teklifi Türk seçim sisteminde bir yenilik değildir. Daha önce de Seçim Kanunlarında koalisyon protokolü yapılmasına imkan tanınmıştır. Bu konu bir anayasa konusu değil, Seçim Kanunu konusudur. Madem bu kadar koalisyon protokolü yapmaya meraklılar, o halde milletimizin karşısına çıkıp hangi partilerle, hangi ölçekte ve hangi hedefler çerçevesinde koalisyon yapacaklarını açıklasınlar da bilelim ve öğrenelim. 2023 yılındaki seçimlere ortak adayla mı, yoksa ayrı ayrı mı girecekler?” ifadelerini kullandı. Bahçeli konuşmasından satırbaşları şöyle:

‘ÜNİVERSİTE EĞİTİMİ SINAVSIZ OLMALI’

“Geride bıraktığımız hafta sonu sayıları 2,5 milyona ulaşan kardeşimizin gelecekleri için ter döktüğü TYT üç etap halinde gerçekleşmiştir. Dileğin gençlerin dilediği üniversitelere girmesidir. Yükseköğrenim kurumları sınavından arzulanan sonucu alamamak da dünyanın sonu değildir. Üniversite sınavıyla hayatın asıl ve zorlu taraflarını anlamak, kavramak hiç kuşku yok ki yanlıştır. Evladımızın hayatlarını 2 günlük sınava mahkum etmenin adil yanı bize göre yoktur. Yürürlükteki sınav sistemi yeni baştan ele alınmalı, okulöncesi ile eğitim-öğretim modeliyle üniversite eğitimi sınavsız olmalı. Çoktan seçmeli test sorularıyla Türk gençliğinin karakter ve kabiliyetini değerlendiremeyiz.

‘HERKES Z KUŞAĞINDAN BAHSEDİYOR’ 

İlk öğretim ve orta öğretimde, uygulanacak müfredat ile orta öğretim başarısını, olgunlaşma sınavını esas alan, fırsat eşitliğini gözeten sınavsız geçiş sistemi uygulanmalıdır. Gençlerimizi sınavdan sınava sokarak geleceğin kilitlerini açamayız. Artık üniversite sınavlarına neşter vurmanın zamanı gelmiştir. Herkes Z kuşağından bahsediyor ancak sınav kuyusundan nasıl çıkacağını kimse mesele etmiyor. İstemek kolaydır, peki bizler ne yapıyoruz, hangi yaraya merhem olabiliyoruz? Sevgili gençleri kuru kuruya değil böylelikle vefamızı gösterebiliyoruz. Siyasi muhataplarımıza çağrımdır, gelin bu sınavları kaldıralım. Eğitim ve öğretimde imkan ve fırsat eşitliği sağlanarak bütün evlatlarımız ilgileri doğrultusunda hayata hazırlanmalıdır.

‘KILIÇDAROĞLU KENDİSİNİ REZİL ETTİ’

Gençlerimizin hassasiyetleriyle oynayan siyasetçileri gördükçe kahroluyoruz. Sınavdan bir gün önce maksatlı bir haber servis edilmişti. Niyeti kötü bazı gazeteler ve sosyal medya hesapları bu yalanı körüklediler. Doğruluğunu-yanlışlığını analiz etmeden devreye giren CHP Genel Başkanı Twitter mesajıyla gençlerimizi galeyana getirmek için meydana çıktı. Kılıçdaroğlu kendisini rezil etti. Yalan makinesi tekledi, su kaynattı. Türkiye ile Katar arasında askeri alanda eğitim, teknik ve bilimsel işbirliği anlaşmaları 27 Mayıs tarihinde imzalanmıştı. Doha’da imzalanan Türkiye ile Katar arasında askeri sağlık alanında eğitim ve işbirliği protokolü askeri personelin Türkiye’de eğitim alması kararlaştırılmıştır. Katarlı gençlerin sınavsız tıp okumaları gerçek dışıydı. Bunu haber yapan haber siteleri özür dilemiştir ama Kılıçdaroğlu’ndan hâlâ özür gelmemiştir. Derhal özür dilemek mecburiyetindedir.

‘AB İLE İLİŞKİLER KİLİTLENMİŞTİR’

“16 Mart tarihinde Birleşik Krallık hükümeti, 114 sayfalık bir rapor yayınlamış, rapora Boris Johnson önsöz yazmıştır. Bu rapor parlamentoya da sunulmuştur. Birleşik Krallık politikası daha düne kadar kurallara dayalı sistemi korumaya özen göstermiştir. Mevcut statükonun korunmasının mümkün olmadığı vurgulanmıştır. Yeni dünyanın inşası ifade edilmiştir. Hükümetin raporu ile yeni Atlantik şartını yorumlamak bizi doğru tahlillere götürecektir. Dünyada güç blokları arasında gerilim yoğunlaşırken, çok kutuplu dünyanın siyasal dizaynı da ülkemiz aleyhine cereyan etmektedir. Üçer aylık periyotlarla gerçekleşen Avrupa liderler zirvesi Brüksel’de yapılmıştır. Türkiye yine ihmal edilmiştir. Beklentileri karşılamaktan uzaktır.

‘DÜNYA AB’DEN İBARET DEĞİLDİR’ 

AB’nin hala kendi sahasında top çevirmesi akıl tutulmasıdır. Türkiye’nin tam üyelik hedefine hiçbir atıf yoktur. AB’nin ülkemizin Doğu Akdeniz’de yaptırımların hayata geçirileceği tehdittir. Anlaşılan AB ile ilişkiler düğümlenmiştir. Kılıçdaroğlu Suriyeli göçmenleri yurtlarına göndermek için ihtiyaç duyulan finansman için AB’den kendisine söz verildiğini söylemiştir. Bu nasıl bir sözdür, hangi yetkiyle alınmıştır? Kılıçdaroğlu’nun söz almasını nasıl yorumlamak lazımdır? Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesini Güney Kıbrıs’a terk eden AB dürüst değildir, adil değildir. Türkiye’nin aleyhine çalışmaktadır, işbirlikçisi de zillet ittifakıdır. Dünya AB’den ibaret değildir. Kendi yol haritamızı kendimiz çizeriz. Ankara kriterleriyle insanlık aleminde biz de varız demeyi sürdürürüz.”

‘ABD’DE KURULAN PLATFORMDA TÜRK İFADESİ YOK’

“ABD’de Türk demokrasi projesi adıyla yeni bir düşman kamp kurulmuştur. Tüm Türkiye muhalifleri demokrasi mücadelesinde buluşmuştur. Hayret etmemek elde değildir. Bu projenin adında Türk ifadesinin olması skandaldır. Partizan değillermiş ama şerefsiz oldukları ayan beyan ortadadır. Dalton diye tanımladığımız Bolton ise şizofren belirtileri göstermiştir. Bunlar Türkiye’ye demokrasi getirecekmiş. Kılıçdaroğlu ise yaptığı konuşmada Türkiye’ye demokrasi getireceğini ifade etmiştir. At hırsızı Dalton, alarma geçmenin vakti geldi diyerek kimlere sinyal vermektedir?

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

istanbul escort istanbul escort istanbul escort istanbul escort istanbul escort istanbul escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort anadolu yakası eskort avcılar escort esenyurt escort istanbul escort bakırköy escort halkalı escort şirinevler escort sefaköy escort istanbul escort maltepe escort esenyurt escort anadolu yakası escort taksim escort ataköy escort Проститутки escort izmir izmir escort bayan gaziantep escort