Bahar mevsiminde artış gösteren göz alerjisinin önüne nasıl geçilir?

Göz alerjisi semptomları hafif rahatsız edici kızarıklıktan görmeyi bozacak kadar şiddetli iltihaplanmaya kadar değişebileceğini ifade eden Op. Dr. Ali Murat Hacımustafaoğlu, “Mevsimsel ve pereniyal (devamlı) alerjik konjonktivit olarak iki farklı türü vardır. Mevsimsel alerjik konjonktivit, en sık görülen ve en yaygın göz alerjisi türüdür. Göz kapaklarının içini ve gözün beyaz kısmını saran konjonktiva adı verilen ince zar tabakasının alerjik etmenlere bağlı reaksiyon göstermesi olarak tanımlanıyor. Dış ortamdan gelen alerjenlerin göz kapağının iç yüzeyinde bulunan ve alerjik reaksiyona sebep olduğu bilinen salgı hücrelerini uyarması sonucu oluşur” diye konuştu.

MAYIS VE AĞUSTOS AYLARINA DİKKAT!

Özellikle atmosferde polenlerin yoğun olarak bulunduğu mayıs ve ağustos aylarında göz alerjileri daha yoğun görüldüğünün altını çizen Op. Dr. Ali Murat Hacımustafaoğlu, bu durumun bazen alerjik astım gibi rahatsızlıklarla birlikte, bazen ise tek başına ortaya çıkabildiğini belirtti.

Alerjik konjonktivitin hemen her yaşta görülse de özellikle çocuklarda ve ergenlik çağında daha sık karşılaşıldığına dikkat çeken Op. Dr. Hacımustafaoğlu, “Mevsimsel alerjik konjonktivite sebep olan en önemli faktörler arasında çiçek, bitki, çimen ve ağaç polenleri bulunuyor. Polen mevsimi bittiğinde kendiliğinden düzelir. İlerleyen yaşla birlikte görülme sıklığı giderek azalır ve alerji bulguları hafiflemeye başlar. Hastalar alerjiyi hissetse bile şikâyetleri eskisi kadar şiddetli olmaz” ifadelerini kullandı. 

BULAŞICI MI, DEĞİL Mİ?

Hastalığın en önemli belirtileri gözde kızarıklık, kaşıntı, yanma ve sulanma olduğunu vurgulayan Op. Dr. Ali Murat Hacımustafaoğlu, bu belirtilerin yanı sıra genellikle saman nezlesi ve diğer mevsimsel alerjilerle ilişkili burun akıntısı, hapşırma, burun tıkanıklığı da görülebileceğini söyledi. Alerjik konjonktivitin genellikle iki gözü birlikte etkilediğini fakat diğer göz enfeksiyonları gibi bulaşıcı olmadığını kaydeden Op. Dr. Ali Murat Hacımustafaoğlu, şu bilgileri paylaştı:

“Hastalar gözlerin ovalanmaması konusunda dikkatli olmalı. Gözlerdeki kaşıntının verdiği rahatsızlık nedeniyle hastalar sık sık gözlerini ovarlar. Bu durum alerjenlerin gözle daha fazla temas etmesine ve semptomların daha da kötüleşerek enfeksiyon oluşmasına neden olabilir. Alerjik konjonktivit bulaşıcı olmayan bir hastalıktır fakat gözleri sürekli ovalamak hastalığın seyrini olumsuz anlamda etkiliyor.”

KORUNMANIN YOLLARI

Göz alerjisinin tedavisinde genellikle kişinin alerjiye neden olan (polen, toz, kimyasal maddeler gibi) durumları ortadan kaldırması veya uzak durması ile alerjen maruziyetinin önemli ölçüde azaltabildiğini açıklayan Op. Dr. Ali Murat Hacımustafaoğlu, koruyucu önlemleri ise şu şekilde sıraladı:

· Gözleri kaşımamak,

· Soğuk kompres uygulamak (kaşıntıyı ve iritasyonu engeller),

· Güneş gözlüğü kullanmak,

· Güneşin en dik geldiği saatlerde dışarı çıkılmaması,

· Şapka takılması,

· Kontakt lens kullanımına ara vermek.

GÖZ ALERJİSİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Alerjik konjonktivitle ilişkili şikâyetleri olanların mutlaka bir göz doktoruna başvurması ve uygun şekilde bir tedavi yaptırması gerektiğine dikkat çeken Op. Dr. Ali Murat Hacımustafaoğlu, “Bu durum hastalığa bağlı kısa ve uzun süreli komplikasyonların önlenebilmesi ve hastanın göz sağlığının korunması açısından önemli. Hekim tarafından önerilen damlalar veya solüsyonlar da semptomların kontrol altına alınmasına ve ortadan kalkmasına yardımcı oluyor. Ancak uzun süreli kullanılan kortizonlu damlalar göz kuruluğuna veya başka hasarlara neden olabiliyor. Bu nedenle en etkili tedavi yolu alerjen maddelerden mümkün olduğunca uzak durmak” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.